Social Icons

Perşembe, Ekim 04, 2012

Görmeden ölmeyin!

Siz hiç böyle bir doğa olayına şahit oldunuz mu?

video
(Amatör çekim,idare edin)

2008 yazında Karadeniz turuna çıkmıştık eşimle.Hayatımızın en doğru kararlarından birini verdiğimizi düşünüyoruz halen oralara gitmekle.
Geçenlerde sevgili Deeptone bir yazısında Macahel'den bahsedince yaptığım "hastasıyım" yorumu üzerine bir kaç foto koymamı rica etmişti.Ben de onun ricası üzerine Macahel hakkında ufak bir-iki şey karalamak istedim, hem de o günleri yadetmek...

Macahel Artvin/Borçka'ya bağlı, Gürcistan sınırında  bir bölgenin adı.Bir bölge diyorum çünkü Macahel Gürcü dilinde 5 köy anlamına geliyor.Burasını  bir ele benzetmek mümkün.Avuç içini Camili köyü olarak düşünürseniz çevresinde Düzenli, Efeler,Kayalar,Maral,Uğur adında 5 tane daha köy yeralmakta.
Macahel Unesco koruması altında bir biyosfer rezerv alanı aynı zamanda.Bunun anlamı bu bölgede biyolojk çeşitliliğin oldukça fazla olması ve o yöreye özgü canlı türlerinin bulunması.Örneğin Kafkas arısı ırkı bu bölgede yaşamaktadır ve safkan bir ırktır.Tema Vakfı bölgedeki saf ırkın devamının sağlanması için çalışmalarda bulunuyor.Hatta Camili'de bir de konukevleri var.
Macahel üzerine yazılabilecek bir dolu şey var ve ben fotoğraflarla hatırladığım kadarını anlatmaya devam edeyim en güzeli...



Biz Macahel'de konukevinden daha konuksever bir evde konakladık.Tur şirketimizin anlaştığı bir aile pansiyonuydu burası.Bakmayın pansiyon dediğime,bildiğiniz köy evi aslında.Rehberimiz Macahel'e gitmeden uyarmıştı bizi lüks hiçbir beklentimizin olmaması gerektiğine dair.Hoş,böyle bir beklentimiz zaten yoktu ama oraya gidince ne demek istediğini daha iyi anladık.Ama samimiyetle söylüyorum ki 5 yıldızlı otellere tercih edeceğim bir ortamdı.


 Örneğin kommün usulü uzun bir masa çevresinde yedik 16 kişi yemeklerimizi.Odalarda çift ranza(4 yatak) ve yer yatakları vardı ki kalabalık gruplarda tanımadığınız kişilerle aynı odada kalma durumunuz bile olabilir.Tuvalet ve banyo ortaktı.Oturma alanında çevresinde toplanıp oturabileceğimiz koca bir şömine(ocak) vardı.Sadece yemeklerin orada pişeceğini düşünürken akşamları nasıl soğuk olduğunu görünce çıtır çıtır yanan odunlar karşısında edilen sohbetlerin tadına vardık.

                                                                                                 Yandaki hanım ev sahibemizdi.Kışları İstanbul'da yaşarken yazlarını memleketlerinde geçiriyorlarmış.Hepsi de inanılmaz kültürlü insanlar.Okuma yazma oranları oldukça yüksek bölgenin.Hergün birbirinden lezzetli karalahana sarmaları,çorbası,kuymak(trabzon ve rize'de muhlama deniyor),kurufasulye yemekleri,kendi ürünleri olan karakovan balı ile gözümüz gibi midemize de ziyafet verdiler.


 Bal deyince bir durmak lazım burada.Anzer balını duymuşsunuzdur ama piyasada satılan hiçbir Anzer balı gerçek değil belki bilmiyorsunuzdur.Çünkü bu bal yaklaşık 700-1000 kg civarında üretiliyor yılda.Bunun da büyük kısmı ihraç ediliyor.
Ama Kafkas balı farklı.Pansiyon sahibimiz baldan günlük bir tatlı kaşığından fazla yemememiz konusunda uyarmıştı iyi hatırlıyorum.İçerdiği protein çeşitliliği yaşadığımız bölgede alıştıklarımızdan çok farklı ve fazla olduğu için zehirlenme benzeri bir durum yaratabiliyormuş.


 İşte saf Kafkas arısı ırkı.Balın kilosu 100 tl civarındaydı o dönemde.Pansiyon sahibinin elindeki kavanozların en küçüğü 2 kgluk olduğu için almamıştık ama pişman oldum döndüğümde.




 Burası da Camili Köyü Camii.Ahşap oymalar,süslemeler oldukça gösterişli bir köy camisine göre.








Tamara Köprüsü

Eskiden Türkiye Gürcistan sınırı böyle bir köprüden ibaretmiş.Ama böylesi köprüler zaten Karadeniz'de çok.Yollar da aynı böyle.Özel araçla gidilmesi hayli zor.Arazi aracı,mini vanlar ya da minibüslerle gitmek mümkün.Macahel geçidi kışın karla kaplı olduğundan(temmuzda bile yol kenarı hala karlıydı) acil durumlarda hastalar,hamileler vs. Gürcistan'a götürülürmüş.Özel bir antlaşma yapılmış iki ülke arasında.Çünkü Gürcistan Borçka'dan bile yakın.Sınır denilen tel örgü bir evin bahçesinden geçip ayırıyor iki ülkeyi:)






 Evler dikkat ettiyseniz kazıklar üzerinde oturmuş durumda.Kazıkların eve yakın bölümünde bir disk yer alıyor.Bunun nedenini kemirgen ya da diğer zararlı canlıların evlere ve tahıllara ulaşmasını engellemek olarak açıklamışlardı.





Köy dendiğindeyse batıdaki köylerden daha farklı buralar.Coğrafi koşullar nedeniyle evler en uygun yerlere yapılmış bu da aralardaki mesafelerin artmasına neden olmuş.Yani köy kahvesine gitmek için sabah evden çıkan erkek en erken akşamüstü geri gelebiliyor.Evde tuzunuz bittiyse komşudan tuz istemeye gitmek için yarım saatlik bir yürüyüşü göze almanız gerekebilir.





 Maral Köyü'nde yaklaşık 3km yürüyüş parkurundan sonra karşılaşacağınız Maral şelalesi bu da.Yol boyunca 4 mevsimi yaşamak mümkün.Sonunda arılara dikkat ama!Bahtsız bedevileri sokabilirler(!)













 Yol boyunca karşılacağınız güzelliklerden biri de farklı türde bitki ve hayvanlar.











 Yağmur sonrası örümcek ağları böyle mi görünürmüş?
Şehirde rastlamak pek olası değil ki...










 Patikaya kök salmış ve sanki uçurumdan düşmenize engel olmak için toprağı tutmuş bir ağaç da görmeden geçilecek gibi değil.











 Maral şelalesine giderken gördüğümüz tek evde tuvalet ihtiyacımızı gidermek üzere izin istedik ev sahibinden.Tuvalet evin dışında bir kulübe.Ama asıl enterasan olanı kulübenin tam ortasında bir boşluk olması.İhtiyacınızı o boşlukta gideriyorsunuz ve doğayla nasıl bütünleştiğinize gözlerinizle şahit oluyorsunuz:)
Tuvaletten çıkınca da ev sahibi temiz bir havlu çıkarmış ellerinizi kurulamanız için size uzatıyor.Öyle bir misafirperverlik ki giderken elimize birer de elma tutuşturdular hiçbir mecburiyetleri olmadığı halde bu Tanrı misafirlerine...
 Hani hep televizyonda gördüğümüz Karadeniz zekasına bir örnek de bu makara sistemi.Koşullar insanları yaratıcı ve çözüm odaklı olmaya zorlamış sanki.






ve işte muhteşem Karagöl!Macahel'e gelmeden aslında burası.Ama biz Macahel dönüşü girdik ve buraya da aşık olup öyle ayrıldık.Trabzon Uzungöl falan hikaye.




 4 yanı dağlarla çevrili bir çukurda yeralan krater gölü burası.
 Çevresinde yaklaşık yarım saat süren bir yürüyüş yapabilir ardından orada yer alan tek restoranda alabalığınızı yiyebilirsiniz.
Gölde ufak bir sandalla da gezilebiliyor.
Yılanlara dikkat!Bahtsız bedevi bu seferlik paçayı kurtardı ;)
Doğa güzelliği anlatılmaz yaşanır.Biz de yaşayalım derken çektiğimiz fotoğraflarda kendi görüntülerimizi öyle bir yerleştirmişiz ki daha fazla manzara resmi bulamadım:)









Karadeniz turu tamamıyle bir harikaydı.Keşke hepsini anlatabilsem ama bu oldukça uzun sürer. Ayder'i,Kavron'u,buzul gölü,Sümela'sı,Hemşin'i,her gece tulum eşliğinde horon eğlenceleri vs...En güzeli kendi gözüyle görmesi insanın.Heveslendirebildiysem ne mutlu bana.

Not 1:Karadeniz'e Tamzara Tur ile gidilir.Çünkü sadece Karadeniz turu yapan bir firma ve sahibinden rehberine herkes Karadeniz'li...Diğer çünküler için www.tamzaratur.com
Not 2: Her yerde ırmaklar,su kaynakları var.İnsan suya para vermeye gerek duymuyor.Ama bahtsız bedeviyseniz suya da dikkat!Zehirlenip bir geceyi serum yiyerek geçirebilirsiniz:)
Not 3: Bu fotolar ve video tarafıma aittir.İzinsiz ya da adres gösterilmeden kullanıma hakkımı helal etmem.Bu dünyada da peşini bırakmam:)

Tüm tur boyunca dinlediğimiz Karadeniz türkülerinden o dönem en sevdiğimi de ekliyorum buraya...


16 yorum:

  1. Gitmiş kadar oldum desem.:) Çok güzel anlatmışsın ve anlatmakta zorlandığın güzellikler daha da cezbetti beni :)

    Artvin'in de bu kadar güzel bir yer olduğunu hiç bilmiyordum ben. Trabzon, Rize falandı Karadeniz denildiğinde aklıma gelen. Bir de ilginçtir en çok o köprüyü beğendim ben.:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. güzel,sevindim böyle düşünmene:)
      köprüyü beğenmene şaşırmadım aslında,hem çok şey anlatıyor hem de sen melodramsın,farklı olanı beğenmen doğal yani;)
      Artvin şehir merkezini hiç görmedik bu arada.macahelin yolu merkezden geçmiyor.turun en güzel yanı da buydu aslında.şehir merkezlerini dolaştırmıyor,karadeniz denince akla gelen yerlere,yaylalara,doğa güzelliklerine götürüyorlar direkt.

      Sil
  2. Çok güzel fotoğraflar,bir kaç defa bende gitme fırsatı buldum Karadeniz e gerçekten görülmeye değer.Dediğin gibi uzun göl halt etmiş karagöl şahane ilk fırsatta gidicem bende :))
    Sevgiyle kal

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de özlediğimi farkettim yazarken:)
      ama bu sefer sırf macahelde daha uzun vakit geçirmek isterim.kimbilir henüz görmediğim neler var diye düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum..

      Sil
  3. ilk olarak 2000 yılında gitmiştim Karadenize, Karsın çorak topraklarında büyümüş biri için olağandışı bir güzellikti..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bakın Kars da merak ettiğim yerlerden biri.özellikle sarıkamış:)
      rus etkisini görmenin halen mümkün olduğunu söylüyorlar.soğuğuna ne kadar dayanabilirim merak ediyorum:)

      Sil
  4. bu nasıl güzel bi anlatımdı ya...
    Trabzonda da kuymak diyolar bu arada:)
    Artvin yaparım artık Trabzona gidersem acaip özendirdin..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet sanırım aradan geçen 4 yılda unutmuşum hangi yörede nasıl söylendiğini:)
      Artvin borçka ama:)

      Sil
  5. Ne güzel anlatmışsın ebru...Karadeniz hakkında çok güzel şeyler duydum.Yalancı cennet diyorlar oraları için.Sanırım o yükseltide evlerin adı semender olarak geçiyor.Kışlık yiyecek ve erzakların saklandığı yer.Anzer balını da duymuştum,zaten bir tadımı bile oldukça keskinmiş.Machaeli ilk kez duydum.Ne olduğunu da senin anlatımınla öğrendim.annemler bu sene gitmişti Karadeniz Turuna.Ben gidememiştim.gidersem Tamzara tur ile giderim artık.Bayıldım bayıldım.....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet selenderdi,şimdi sen yazınca hatırladım.yazıyı yazarken düşünüp durmuştum:)gerçekten bazı ayrıntıları unutmuşum bak yıllar içinde:)
      benim de tekrar gitmem gerekiyor sanırım:)

      Sil
  6. Allah ıım nası güzel orta karadenizde gezmişliğim var ama doğu apayrı yaa muhteşem heveslenmek ne demek yaa para birktirip gitmeyi planlıyorum şu an bu güzel anlatım ve resimler ve tabisi sisli video için de teşekkürler:))
    uyuyamadığım bir gece kendi köyümde görmüştüm böyle bi sisi samsun orta da olsa karedeniz işte:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Karadeniz ya heryeri ayrı güzel gerçekten.demek samsunlusun,çok şanslısın:)

      Sil
  7. çok güzel fotolar.
    bildiğim ama görmediğim bi yer.
    ve sanırım ben burayı ölesiye severim.
    :)
    ne güzeeeel.
    :)
    not aldım.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bak bir macahel yazdın beni de teşvik ettin yazmaya:)
      Ne güzel,gidilecek yerler listesine aldığına sevindim

      Sil
  8. Sabah sabah, ufkum genişledi. Karadeniz'e bayılırım zaten fakat burası, anlattığınız ve fotoğrafladığınız yerler bir başka. Tamzatur'da aklımızda olsun. Teşekkürler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet geocaching için de birebir;)
      Gitmeyi düşünüyorsanız cidden tamzarayı kesinlikle tavsisye ederim.araştırın zaten farkı göreceksiniz

      Sil

Bakma bir sırrım var dediğime.İki kişinin bildiği sır değil,iki kişinin bindiği tır değilmiş:p%&+
Velhasıl,gönlünden geldiği gibi yaz,yaz,yaz..bir kenara yaz bütün sözlerimi,unutursam çık karşıma göster kendini:p(%^^+&

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...